69
SURE

Hâkka Suresi

Erhan Aktaş (Eski Baskı) • Kerim Kur'an
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Gerçekleşeceği kesin olan![1]
2
Nedir gerçekleşeceği kesin olan?
3
Gerçekleşeceği kesin olanın ne olduğunu, nereden bileceksin?
4
Semud ve Âd toplumları Karia'yı[1] yalanladılar.
5
Bu nedenle Semud halkı büyük bir yıkımla yok edildi.
6
Âd halkı ise kasıp kavuran, şiddetli bir fırtına ile yok edildi.
7
Onu, yedi gece ve sekiz gün; hiç ara vermeden üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o halkı, orada kökünden sökülmüş hurma ağacı kütükleri gibi yere serilmiş görürsün.
8
Artık onlara ait bir kalıntı görebiliyor musun?
9
Firavun, ondan öncekiler ve kentleri alt üst olanlar, o hata ile geldiler.
10
Onlar, Rabb'lerinin Rasul'üne karşı geldiler. Bunun üzerine onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
11
Suyun taştığı günde, sizi o akıp gidende Biz taşıdık.
12
Onu sizin için bir öğüt yapalım, duyan kulaklar onu duysun diye.
13
Artık Sur'a bir tek üfleyişle üflendiği zaman,
14
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, bir tek çarpışla parçalandığı zaman,
15
İzin Günü[1] gerçekleşecek olan gerçekleşir.
16
Gök yarılır. İzin günü, o zayıftır artık.
17
O melek[1], onun çevresi üzerindedir. İzin günü Rabb'inin Arş'ını[2] yeni varlıklar[3] taşırlar.
18
İzin Günü[1], arz olunacaksınız[2]. Gizli saklı hiçbir şeyiniz kalmaz.
19
Kitabı sağından verilen[1] kimse: "Alın, kitabımı okuyun." der.
20
Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.
21
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat yaşayacak.
22
Mükemmel bir bahçede;
23
Olgunlaşmış meyveleri dallarından sarkmış bir haldedir.
24
Dünyada yapmış olduğunuz şeylerin karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için.
25
Kitabı solundan verilen[1] kimse ise: "Keşke bana kitabım verilmeseydi." de;
26
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim." der.
27
"Keşke o[1] bitmiş olsaydı."
28
"Malım-gücüm bana hiçbir yarar sağlamadı."
29
"Bütün saltanatım yok oldu."
30
"Onu tutun ve bağlayın."
31
"Sonra onu Cehennem'e atın."
32
"Sonra onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire bağlayın."
33
O, yüce Allah'a inanmıyordu.[1]
34
Miskininin yedirilmesini[1] teşvik etmiyordu.
35
Artık bugün, onun burada hiçbir koruyucusu yoktur.
36
Ve irinden başka bir yiyecekleri yoktur.
37
Onu, hatalarında ısrar edenlerden başkası yemez.
38
Hayır! Gördüğünüz şeylere yemin ederim;
39
Ve görmediklerinize.
40
Kuşkusuz o, şerefli bir Rasul sözüdür.
41
O, bir şair sözü değildir. Amma da inançsızsınız!
42
O, bir kahin sözü de değildir. Hiç öğüt dinlemiyorsunuz!
43
Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir.
44
Eğer Bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
45
Elbette onun bütün gücünü alırdık.
46
Sonra kesinlikle can damarını koparırdık.
47
Hiçbiriniz buna engel olamazdınız.
48
O, takva[1] sahipleri için bir öğüttür.
49
Biz, sizden onu yalanlayanları çok iyi biliyoruz.
50
O, gerçeği yalanlayan nankörler için derin bir pişmanlıktır.[1]
51
O, kesinlikle gerçektir.
52
O halde Yüce Rabb'inin ismini tesbih[1] et.