Ayetbul.net
⌂
Ana Sayfa
☾
Günlük Ayet
☾
Cüzler
⌂
Ana Sayfa
☾
Günlük Ayet
☾
Cüzler
⌂
Ana Sayfa
›
15. Hicr Suresi
15
SURE
Hicr Suresi
İbni Kesir
•
←
Önceki
Sure
Sonraki
Sure
→
📖
İÇERİK
Sure Seç
Sure seç
Fatiha Suresi
Bakara Suresi
Ali İmran Suresi
Nisa Suresi
Maide Suresi
Enam Suresi
Araf Suresi
Enfal Suresi
Tevbe Suresi
Yunus Suresi
Hud Suresi
Yusuf Suresi
Rad Suresi
İbrahim Suresi
Hicr Suresi
Nahl Suresi
İsra Suresi
Kehf Suresi
Meryem Suresi
Taha Suresi
Enbiya Suresi
Hac Suresi
Müminun Suresi
Nur Suresi
Furkan Suresi
Şuara Suresi
Neml Suresi
Kasas Suresi
Ankebut Suresi
Rum Suresi
Lokman Suresi
Secde Suresi
Ahzab Suresi
Sebe Suresi
Fatır Suresi
Yasin Suresi
Saffat Suresi
Sad Suresi
Zümer Suresi
Mümin Suresi
Fussilet Suresi
Şura Suresi
Zuhruf Suresi
Duhan Suresi
Casiye Suresi
Ahkaf Suresi
Muhammed Suresi
Fetih Suresi
Hucurat Suresi
Kaf Suresi
Zariyat Suresi
Tur Suresi
Necm Suresi
Kamer Suresi
Rahman Suresi
Vakıa Suresi
Hadid Suresi
Mücadele Suresi
Haşr Suresi
Mümtehine Suresi
Saff Suresi
Cuma Suresi
Münafikun Suresi
Tegabun Suresi
Talak Suresi
Tahrim Suresi
Mülk Suresi
Kalem Suresi
Hakka Suresi
Mearic Suresi
Nuh Suresi
Cin Suresi
Müzzemmil Suresi
Müddessir Suresi
Kıyamet Suresi
İnsan Suresi
Mürselat Suresi
Nebe Suresi
Naziat Suresi
Abese Suresi
Tekvir Suresi
İnfitar Suresi
Mutaffifin Suresi
İnşikak Suresi
Büruc Suresi
Tarık Suresi
Ala Suresi
Gaşiye Suresi
Fecr Suresi
Beled Suresi
Şems Suresi
Leyl Suresi
Duha Suresi
İnşirah Suresi
Tin Suresi
Alak Suresi
Kadir Suresi
Beyyine Suresi
Zilzal Suresi
Adiyat Suresi
Karia Suresi
Tekasür Suresi
Asr Suresi
Hümeze Suresi
Fil Suresi
Kureyş Suresi
Maun Suresi
Kevser Suresi
Kafirun Suresi
Nasr Suresi
Tebbet Suresi
İhlas Suresi
Felak Suresi
Nas Suresi
⌄
📝
ÇEVİRİ
Meal Seç
Meal seç
Ali Bulaç
Ahmed Hulusi
Bayraktar Bayraklı
Diyanet İşleri
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gültekin Onan
Hasan Basri Çantay
İbni Kesir
Muhammed Esed
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Yaşar Nuri Öztürk
Mustafa İslamoğlu
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ali Rıza Safa
Süleymaniye Vakfı
Edip Yüksel
Mehmet Okuyan
Əlixan Musayev
Bünyadov-Məmmədəliyev
Ələddin Sultanov
Rashad Khalifa
The Monotheist Group
Edip-Layth
Mustafa Khattab
Al-Hilali & Khan
Abdullah Yusuf Ali
Marmaduke Pickthall
Abul A'la Maududi
Taqi Usmani
Abdul Haleem
Mohamed Ahmed - Samira
Muhammad Asad
Abdel Khalek Himmat
Progressive Muslims
Shabbir Ahmed
Syed Vickar Ahamed
Sahih International
Ali Quli Qarai
Bijan Moeinian
George Sale
Mahmoud Ghali
Amatul Rahman Omar
E. Henry Palmer
Hamid S. Aziz
Arthur John Arberry
Aisha Bewley
Sam Gerrans
Эльмир Кулиев
⌄
▶
00:00
/
00:00
1
Elif, Lam, Ra. Bunlar kitabın ve Kur'an'ı Mübin'in ayetleridir.
2
Kafirler bir zaman gelir ki müslüman olmayı isteyeceklerdir.
3
Bırak onları; yesinler, eğlensinler ve kendilerini emel, oyalayadursun. Sonra öğreneceklerdir.
4
Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.
5
Hiç bir ümmetin süresi öne geçmez, geciktiremezler de.
6
Dediler ki: Ey kendisine kitab indirilen kişi; sen, mutlaka delisin.
7
Doğru söyleyenlerden isen; bize, melekleri getirmeli değil misin?
8
Biz, melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.
9
Muhakkak ki Kur'an'ı Biz indirdik Biz. Onun koruyucusu da elbet Biziz.
10
Andolsun ki; senden önce çeşitli milletler içinde de peygamberler göndermiştik.
11
Onlara gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
12
Biz, böylece onu suçluların kalbine sokarız.
13
Kendilerinden öncekilerin uğradıkları ortada iken yine de ona inanmazlar
14
Onlara gökten bir kapı açsak da çıkmaya koyulsalardı;
15
Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik, derlerdi.
16
Andolsun ki; Biz, gökte burçlar yaptık ve onları bakanlar için donattık.
17
Ve onları kovulmuş her şeytandan koruduk.
18
Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.
19
Yeri de döşeyip yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Ve orada her şeyden ölçülü olarak yetiştirdik.
20
Orada hem sizin için, hem de rızıklarını temin edemeyecekleriniz için geçimlikler meydana getirdik.
21
Hiç bir şey yoktur ki; hazinesi Bizim katımızda olmasın. Ve Biz, onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
22
Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip onunla sizi suladık. Yoksa siz onu biriktiremezdiniz.
23
Doğrusu Biz, hem diriltiriz, hem de öldürürüz. Hepsine varis de Biziz.
24
Andolsun ki; sizden öne geçenleri de Biz biliriz, geride kalanları da Biz biliriz.
25
Şüphe yok ki Rabbın, onları toplayacaktır. Gerçekten O, Hakim'dir, Alim'dir.
26
Andolsun ki Biz; insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
27
Daha önce de cinnleri alevli ateşten yarattık.
28
Hani Rabbın meleklere demişti ki: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir insan yaratacağım.
29
Onu yapıp ruhumdan üflediğimde; siz derhal onun için secdeye kapanın.
30
Bunun üzerine meleklerin hepsi bütünüyle secde etti.
31
Ancak İblis secde edenlerle beraber olmaktan çekinerek dayattı.
32
Buyurdu ki: Ey İblis, sen neden secde edenlerle beraber değildin?
33
Ben, dedi: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın insana secde etmem.
34
Buyurdu ki: Öyleyse çık oradan. Sen, artık kovulmuş birisin.
35
Muhakkak ki ceza gününe kadar la'net sanadır.
36
Dedi ki: Rabbım; beni hiç olmazsa tekrar dirilecekleri güne kadar ertele,
37
Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.
38
Bilinen gün gelene kadar.
39
Dedi ki: Rabbım; beni azdırdığın için, andolsun ki; ben de onlara yeryüzündeki fenalıkları güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.
40
Ancak içlerinden ihlas verilen kulların müstesna.
41
Buyurdu ki: İşte, Benim taahhüd ettiğim dosdoğru yol budur.
42
Muhakkak ki kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olmaz. Ancak sana uyan sapıklar müstesna.
43
Şüphesiz onların hepsine vaadolunan yer, cehennemdir.
44
Onun yedi kapısı vardır. Ve her kapıdan onların girecekleri bir kısım vardır.
45
Müttakiler ise; muhakkak ki cennetler ve pınarlar içindedirler.
46
Selametle ve güven içinde girin oraya.
47
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık. Artık onlar kardeş olarak sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.
48
Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
49
Kullarıma bildir ki: Muhakkak Benim Ben, Gafur, Rahim olan.
50
Ve muhakkak ki azabım da elem verici bir azabtır.
51
Hem onlara İbrahim'in konuklarından haber ver.
52
Onun yanına girip: Selam demişlerdi. O da: Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz, demişti.
53
Demişlerdi ki: Korkma, biz sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik.
54
Ben, kocamışken mi bana müjde veriyorsunuz? O halde neye dayanarak müjdeliyorsunuz? dedi.
55
Dediler ki: Seni gerçekten müjdeliyoruz, öyleyse ümidini kesenlerden olma.
56
Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?
57
Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.
58
Dediler ki: Biz, günahkar bir kavme gönderildik.
59
Şu kadar var ki Lut ailesi bunların dışındadır. Biz, onların hepsini behemehal kurtaracağız.
60
Karısı müstesna. Karısının geride kalanlar arasında bulunmasını takdir ettik.
61
Elçiler Lut ailesine varınca;
62
Lut: Doğrusu siz, tanınmamış kimselersiniz, dedi.
63
Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.
64
Gerçekle geldik sana. Biz, şüphesiz doğru söyleyenleriz, dediler.
65
O halde geceleyin bir ara aileni yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiç biriniz arkaya bakmasın ve emrolunduğunuz yere doğru yürüyün, demişlerdi.
66
Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.
67
Şehir halkı sevinerek geldiler.
68
Dedi ki: Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni mahcub etmeyin.
69
Allah'tan korkun da beni rezil etmeyin.
70
Dediler ki: Biz seni alemlerden men'etmemiş miydik?
71
Dedi ki: Yapacaksanız işte bunlar, benim kızlarım.
72
Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde muhakkak serseri bir halde idiler.
73
Tan yeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi.
74
Ülkelerinin üstünü altına getirdi. Üzerlerine sert taş yağdırdık.
75
Bunda görebilenler için ayetler vardır.
76
O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
77
Muhakkak ki bunda, inananlar için ayetler vardır.
78
Ormanlık yerde oturanlar da gerçekten zalim kimselerdi.
79
Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir
80
Andolsun ki Hicr ahalisi de peygamberlerini yalanlamışlardı.
81
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde yüz çevirmişlerdi.
82
Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.
83
Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.
84
Binaenaleyh yaptıkları da kendilerine bir fayda sağlamadı.
85
Gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ile yarattık. Kıyamet günü, muhakkak gelecektir. O halde sen yumuşak ve iyi davran.
86
Muhakkak ki senin Rabbın, yaratan ve bilendir.
87
Doğrusu sana; Biz, tekrarlanan yediyi ve şu Kur'an'ı verdik.
88
Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz geçimliğe gözlerini dikme ve onlara üzülme. İnananlara kanat ger.
89
De ki: Ben apaçık bir uyarıcıyım.
90
Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.
91
Onlar ki; Kur'an'ı parçalara ayırmışlardı.
92
Rabbına andolsun ki; onların hepsine birden mutlaka soracağız;
93
Yapmakta oldukları şeyleri.
94
Sen; emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.
95
O alaycılara karşı muhakkak ki Biz, sana yeteriz.
96
Onlar ki; Allah'la beraber başka bir tanrı edinirler. Onlar yakında bileceklerdir.
97
Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.
98
Sen, hemen Rabbını hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.
99
Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbına ibadet et.