19
SURE

Meryem Suresi

Bayraktar Bayraklı • Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Kaf, ha, ya, 'ayn, sad.
2
Bu, Rabbinin, kulu Zekeriyya'ya olan rahmetini hatırlatmadır.
3
Hani o, gizli bir sesle Rabbine yalvarmıştı:
4
"Ey Rabbim," dedi, "Vücudumda kemiklerim zayıfladı, saçım başım ağardı. Ey Rabbim, sana ettiğim dua sayesinde hiç bedbaht olmadım."
5
-"Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velibir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!"
6
-"Doğrusu ben, arkamdan iş başına gelecek olan yakınlarımdan endişe ediyorum. Karım da kısırdır. Tarafından bana şahsiyetli/velibir çocuk ver ki bana ve Ya'kub oğullarına mirasçı olsun. Ey Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap!"
7
"Ey Zekeriyya! Biz sana öyle bir oğul müjdeliyoruz ki, onun adı Yahya'dır. Daha önce ona kimseyi adaş yapmadık."
8
Zekeriyya, "Ey Rabbim!Benim nasıl bir çocuğum olur? Oysa benim hanımım kısır, ben de son derece yaşlandım" dedi.
9
Melek, "Haklısın, ama Rabbin şöyle buyurdu: O çocuğu yaratmak benim için kolaydır. Nitekim bundan önce de seni yaratmıştım. Oysa sen hiç yoktun."
10
Zekeriyya, "Ey Rabbim, bana bir işaret ver!" dedi. Allah: "İşaretin sapasağlam olduğun halde üç gece insanlarla konuşamamandır" buyurdu.
11
Bunun üzerine Zekeriyya, mabedden kavminin karşısına çıkarak onlara, "Sabah-akşam tesbihte bulunun" diye işaret verdi.
12
Allah,"Ey Yahya! Kitaba kuvvetle sarıl!" dedi. Biz ona, henüz çocuk iken kitabı anlama kabiliyetini verdik.
13
Ona kalp yumuşaklığı ve temizliği verdik. O, çok sakınan birisi idi.
14
Ana babasına çok iyi davranırdı; isyankar bir zorba değildi.
15
Doğduğu gün, öleceği gün ve diri olarak kabirden kalkacağı gün, ona selam/rahmet olsun!
16
Kitapta Meryem'i de an! O, ailesinden ayrılmış ve doğu yönünde bir yere çekilmişti.
17
Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Derken, biz ona ruhumuzu Cebrail'i gönderdik de, ona düzgün bir insan şeklinde göründü.
18
Meryem dedi ki: "Eğer saygılı biri isen, senden Rahman'a sığınırım."
19
Ruh/melek, "Ben, ancak Rabbinin sana gönderdiği bir elçiyim, sana temiz bir oğlan bağışlamak için geldim" dedi.
20
Meryem, "Bana bir insan dokunmamışken, ben kötü bir kadın da değilim, nasıl oğlum olabilir?" dedi.
21
Ruh/melek, "Haklısın" dedi; Rabbin buyurdu ki: "Bu, bana kolaydır. Çünkü biz, onu insanlara bir delil ve kendimizden bir rahmet kılacağız. Bu, karara bağlanmış bir hükümdür."
22
Meryem ona hamile kaldı. Bunun üzerine onunla uzak bir yere çekildi.
23
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına dayanmaya sevketti. "Ah, keşke" dedi; "Bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim."
24
Aşağısından ona şöyle seslendi: "Tasalanma! Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirmiştir."
25
"Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
26
"Ye, iç; gözün aydın olsun! Eğer insanlardan birini görürsen de ki: Ben çok merhametli olan Allah'a oruç adadım; artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım."
27
Nihayet onu kucağında taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: "Ey Meryem! Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!"
28
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildi; annen de iffetsiz değildi."
29
Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. "Biz beşikteki bir bebek ile nasıl konuşuruz?"dediler.
30
İsa şöyle dedi: "Ben Allah'ın kuluyum. O, bana Kitab'ı verdi ve beni peygamber yaptı."
31
"Nerede olursam olayım O, beni mübarek kıldı; yaşadığım sürece bana namazı ve zekatı emretti."
32
"Beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı."
33
"Doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kabirden kaldırılacağım gün selam banadır."
34
İşte, hakkında şüphe ettikleri Meryem oğlu İsa, hak söz olarak budur.
35
Çocuk edinmek Allah'a yaraşmaz. O, yücedir. Bir işe hükmederse, ona "ol" der, o da oluşmaya başlar.
36
Doğrusu Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.
37
Sonra gruplar kendi aralarında ayrılığa düştüler. Büyük günü görecek olduğu zamanda vay o kafirlerin haline!
38
Bize gelecekleri gün, ne güzel işitecekler ve ne güzel görecekler! Fakat, haksızlık yapanlar o gün apaçık bir şaşkınlık içindedirler.
39
Sen onları pişmanlık günü hakkında uyar. Çünkü onlar gafletin içine dalmış oldukları halde ve henüz iman etmemişken iş olup bitmiştir.
40
Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz varis oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler.
41
Kitapta bir de İbrahim'i an! Gerçek şu ki o, özü-sözü doğru bir peygamber idi.
42
Hani o babasına şöyle dedi: "Ey babacığım! Ne işiten, ne gören, ne de sana bir fayda sağlayan şeylere niçin tapıyorsun?"
43
"Ey babacığım! Bana, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ulaştı. Öyleyse buna uy ki seni dosdoğru bir yola götüreyim."
44
"Ey babacığım! Şeytana kulluk etme! Çünkü şeytan Rahman olan Allah'a isyan etmiştir."
45
"Ey babacığım! Ben senin başına Rahman olan Allah katından bir azabın çökmesinden korkuyorum. O azap başına geldiği zaman, şeytanın dostu olursun."
46
Babası, "Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun?" dedi. "Eğer vazgeçmezsen andolsun seni taşlarım! Uzun bir zaman benden uzak dur!"
47
İbrahim, "Selam sana" dedi. "Rabbimden senin için af dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkardır."
48
"Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmemle bedbaht olmam."
49
Nihayet İbrahim, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden uzaklaşıp bir tarafa çekildiğinde, biz ona İshak ve Ya'kub'u bağışladık ve her birini peygamber yaptık.
50
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk, kendilerine haklı ve yüksek bir şöhret nasip ettik.
51
Kitapta Musa'yı da an! Gerçekten o ihlas sahibi idi ve hem rasul hem de nebi idi.
52
Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.
53
Rahmetimizin bir sonucu olarak ona kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak bahşettik.
54
Kitapta İsmail'i de an!. Gerçekten o, sözüne sadıktı. Rasul ve nebi idi.
55
Ailesine/halkına namazı ve zekatı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış bir kimse idi.
56
Kitapta İdris'i de an.!Gerçekten o, pek doğru bir insan, bir peygamberdi.
57
Onu yüce bir makama yüceltmiştik.
58
İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail'in/Yakup'un soyundan doğruya ulaştırdığımız ve peygamber olarak seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.
59
Sonra bunların ardından namazı kılmayan ve nefislerine uyan bir nesil geldi. Bunlar, elbette cehennem çukuruna atılacaklardır.
60
Ancak, tövbe edip, inanıp yararlı iş yapanlar hariç. Bunlar cennete girecekler ve hiçbir haksızlığa uğramayacaklardır.
61
Rahman'ın kullarına vaad ettiği, görmedikleri adn cennetlerine gireceklerdir. Şüphesiz Allah'ın sözü kesindir.
62
Orada boş söz değil, hoş söz/selam duyarlarve orada, sabahakşam kendilerine ait rızıkları vardır.
63
Kullarımızdan takva sahibi kimselere verdiğimiz cennet işte budur.
64
Melekler dediler ki: "Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir."
65
Allah, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbidir. Şu halde O'na kulluk et; O'na kulluk etmek için sabırlı olunuz. O'nun bir benzeri olduğunu biliyor musun?
66
İnsan der ki: "Öldüğüm zaman sahiden diri olarak çıkarılacak mıyım?"
67
İnsan düşünmez mi ki, daha önce hiçbir şey olmadığı halde biz kendisini yaratmışızdır?
68
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, elbette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
69
Sonra her milletten, Rahman olan Allah'a en çok asi olanlar hangileri ise onları çekip ayıracağız.
70
Sonra, orayı boylamaya daha çok layık olanları elbette biz en iyi biliriz.
71
Ey tekrar dirilişi inkar edenler! İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbin için kesinleşmiş bir hükümdür.
72
Sonra biz, Allah'tan sakınanları cehennemden uzak tutarız; zalimleri de diz üstü çökmüş olarak orada bırakırız.
73
Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkar edenler inananlara, "Hangi grubun makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?" dediler.
74
Oysa, biz onlardan önce gelip geçen, onlardan daha güçlü ve dış görünüş olarak onlardan daha üstün olan nice nesilleri helak ettik.
75
De ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahman ona uzun bir süre tanısın. Sonunda onlar uyarıldıkları azabı veya kıyamet saatini görünce, o zaman kimlerin yerinin daha kötü ve taraftarlarının daha zayıf olduğunu öğreneceklerdir."
76
Allah, doğru yolda gidenlerin hidayetini arttırır. Kalıcı olan iyi işler, Rabbinin katında hem ödül bakımından daha iyi, hem de sonuç olarak daha hayırlıdır.
77
Ayetlerimizi inkar eden ve "Muhakkak surette bana mal ve evlat verilecek" diyen adamı gördün mü?
78
O kişi gaybı mı bildi, yoksa Allah'ın katından bir söz mü aldı?
79
Kesinlikle hayır! Biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını uzattıkça uzatacağız.
80
Onun dediğine biz varis oluruz, kendisi de bize yapayalnız gelir.
81
Onlar kendilerine bir itibar ve kuvvet olsun diye Allah'tan başka tanrılar edindiler.
82
Hayır, hayır! Onların tapınmalarını tanımayacaklar ve onlara hasım olacaklar.
83
Görmedin mi? Biz, kafirlerin üzerine kendilerini isyankarlığa sevkeden şeytanları gönderdik.
84
Öyle ise onlar hakkında acele etme! Biz onlar için teker teker sayıyoruz.
85
- Takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda, O'na gelmiş konuklar olarak topladığımız gün, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.
86
- Takva sahiplerini Rahman'ın huzurunda, O'na gelmiş konuklar olarak topladığımız gün, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.
87
O gün, Rahman'ın katında bir söz almamış olandan başkası asla şefaatte bulunamayacaktır.
88
"Rahman çocuk edindi" dediler.
89
Gerçekten siz, pek çirkin bir şey ortaya attınız.
90
- Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.
91
- Rahman'a çocuk isnadında bulunmaları yüzünden, neredeyse gökler çatlayacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp düşecektir.
92
Halbuki çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz.
93
Göklerde ve yerde olan herkes, istisnasız birer kul olarak Rahman'a gelecektir.
94
O, bunların hepsini kuşatmış ve sayılarını tespit etmiştir.
95
Bunların hepsi de kıyamet gününde O'nun huzuruna tek başına gelecektir.
96
İman edip iyi amellerde bulunanlara gelince,Allah onlar için bir sevgi yaratacaktır.
97
Biz Kur'an'ı, sadece Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye, senin dilinle kolaylaştırdık.
98
Çünkü onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Şimdi sen, onlardan herhangi birinden bir varlık işareti hissedebiliyor veya onlara ait cılız bir ses işitebiliyor musun?