22
SURE
Hac Suresi
⌄
⌄
1
2
3
4
5
Ey insanlar! Eğer siz öldükten sonra dirilmekten şüphe ediyorsanız, bilin ki: Biz sizi ilkin topraktan, sonra bir nutfeden, sonra (rahim cidarına) yapışan bir hücreden, sonra esas unsurlarıyla hilkati tamamlanmış, ama bütün azalarıyla henüz tamamlanmamış bir çiğnem et görünümünde bir ceninden yarattık ki, kudretimizi size açıkça gösterelim. Dilediğimizi belli bir süreye kadar ana rahminde durdururuz. Sonra da sizi bir bebek olarak dünyaya çıkarırız. Sonra güç kuvvet kazanıncaya kadar sizi büyütürüz. İçinizden kimi henüz çocukken öldürülür, kimi de hayatın en düşkün biçimine götürülür. Öyle ki daha önce bildiği şeyleri bilmez hale gelir. Yeri de kupkuru görürsün, ama oraya Biz su indirince çok geçmeden kıpırdanır, kabarır da gözü gönlü açan her güzel çiftten nice nebat bitirir.
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
Bilmez misin ki göklerde ve yerde bulunan kimseler, hatta güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar bütün canlılar ve insanların da birçoğu Allah'ın yüceliğine secde ediyorlar. İnsanların çoğu hakkında ise azap hükmü kesinleşmiştir. Allah'ın zelil kıldığını aziz edecek kuvvet yoktur. Şüphesiz ki Allah ne dilerse yapar.
19
20
21
22
23
24
25
Kendileri dini inkar edenler, üstelik insanları Allah'ın yolundan ve gerek şehirli, gerek taşralı bütün insanlara müsavi olmak üzere kıble ve ibadet yeri yaptığımız Mescid-i Haramdan engelleyip uzaklaştıranlar bilsinler ki kim orada böyle zulüm ile haktan ve adaletten sapmak isterse ona can yakıcı bir azap tattırırız.
26
(26-28) Zira Biz vaktiyle İbrahim'e Beytullah'ın yerini belirlediğimiz zaman: "Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mabedimi tavaf ederken, kıyamda, rükuda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut!" Hem bütün insanları hacca davet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.
27
(26-28) Zira Biz vaktiyle İbrahim'e Beytullah'ın yerini belirlediğimiz zaman: "Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mabedimi tavaf ederken, kıyamda, rükuda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut!" Hem bütün insanları hacca davet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.
28
(26-28) Zira Biz vaktiyle İbrahim'e Beytullah'ın yerini belirlediğimiz zaman: "Sakın Bana hiç bir şeyi ortak koşma ve Ben'im Mabedimi tavaf ederken, kıyamda, rükuda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut!" Hem bütün insanları hacca davet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanları, belirli günlerde Allah'ın adını anarak kurban etsinler. Siz de onların etinden hem kendiniz yiyin, hem de yoksula ve fakire yedirin.
29
30
İşte durum bundan ibaret. Artık kim Allah'ın hürmet edilmesini emrettiği şeyleri tazim ederse bu, Rabbinin nezdinde kendisi için sırf hayırdır. Yenilmesi haram kılınanlar dışında, bütün hayvan size helal edilmiştir. O halde Allah'ın yasakladığı her şeyden, özellikle pis putlardan ve yalan sözden kaçının.
31
32
33
34
35
36
Biz kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin hakkınızda Allah'ın dininin şeairinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar boğazlanmak üzere saf halinde dururken onları kestiğiniz zaman Allah'ın adını anın. Yanı üstü yere yıkılınca da onlardan hem siz yiyin, hem kanaat gösterip istemeyene, hem de isteyen fakire yedirin! İşte böylece onları size amade kıldık ki şükredesiniz.
37
Fakat unutmayın ki ne onların etleri, ne de kanları asla Allah'a ulaşacak değildir. Lakin Ona ulaşan tek şey, kalplerinizde beslediğiniz takvadır, Allah saygısıdır. O bu hayvanları size amade kıldı ki, sizi doğru yola eriştirdiği için O'nun yüceliğini ilan edesiniz. Öyleyse güzel davrananları müjdele!
38
39
40
O müminler ki tamamen haksız yere, sırf "Rabbimiz Allah'tır!" dediklerinden ötürü yerlerinden yurtlarından kovulmuşlardı. Eğer Allah insanların bir kısmının zararını diğer bir kısmı ile savmasaydı manastırlar, kiliseler, havralar ve Allah'ın adının çok anıldığı mescidler yıkılır giderdi. Dinine yardım edene Allah da elbette yardım edecektir. Muhakkak ki Allah pek kuvvetlidir, mutlak galiptir.
41
42
(42-44) Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkı da, İbrahim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkarcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkarına mukabil nasıl olurmuş Benim inkarım, cümle alem görüp bildi!
43
(42-44) Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkı da, İbrahim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkarcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkarına mukabil nasıl olurmuş Benim inkarım, cümle alem görüp bildi!
44
(42-44) Eğer onlar seni yalancı sayıyorlarsa sen bil ki onlardan önce Nuh, Ad ve Semud halkı da, İbrahim'in halkı da, Lut'un halkı da, Medyen ahalisi de resulleri yalanlamışlardı. Musa da yalancı sayılmıştı. Ben de şöyle yaptım: Her seferinde inkarcılara mühlet verdim. Sonra da tuttuğum gibi işlerini bitirdim. Onların inkarına mukabil nasıl olurmuş Benim inkarım, cümle alem görüp bildi!
45
46
47
48
51
52
Senden önce hiç bir resul veya nebi göndermedik ki, halkının hidayetini umarak gayret gösterdiğinde, Şeytan onun temennisi hakkında bir vesvese vermek, ümidini kırmak istemesin. Ama Allah, şeytanın attığı o vesveseyi giderir, sonra da ayetlerini sapasağlam, muhkem kılar. Zira Allah alimdir, hakimdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
53
54
55
56
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
69
70
71
72
Ayetlerimiz karşılarında açık açık birer delil olarak okunduğunda kafirlerin yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin. Öyle ki, nerdeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: Sizi bundan da beter kızdıracak olan şeyi de bildireyim de görün: "İşte cehennem! Allah onu kafirlere vad etmiş bulunuyor. Ne kötü bir sondur o!"
73
Ey insanlar! İşte size bir misal veriliyor, ona iyi kulak verin: Sizin Allah'tan başka yalvardığınız bütün sahte tanrılar güç birliği yapsalar da, bir sinek bile yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu dahi kurtarıp geri alamazlar. İsteyen de, kendinden istenilen de, kaçan da kovalayan da ne kadar güçsüz!
75
76
77
78
Allah yolunda gereği gibi cihad edin. Sizi insanlar içinde bu emanete ehil bulup seçen O'dur. Din konusunda, size hiçbir zorluk da yüklemedi. Haydin öyleyse babanız İbrahim'in milletine ve yoluna! Bundan önce de, bu Kur'an'da da, size Müslüman adını veren O'dur. Ta ki Resul size şahid olsun, siz de diğer insanlar nezdinde Hakkın şahitleri olasınız. Haydin namazı hakkıyla ifa edin, zekatı verin ve Allah'a sımsıkı bağlanın. O sizin biricik mevlanız, efendinizdir. O, ne güzel mevla ve ne güzel yardımcıdır.