23
SURE

Müminun Suresi

Elmalılı Hamdi Yazır • Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Hakikat felah buldu o mü'minler
2
Ki onlar namazlarında huşu'ludurlar
3
Onlar ki biyhude işe, boş lafa bakmazlar
4
Onlar ki zekat vermek için çalışırlar
5
Ve onlar ki ırzlarını korurlar
6
Ancak zevcelerine ve kendilerinin milki olan cariyelerine karşı müstesna, çünkü bunlar levm olunmazlar
7
Kim de bundan ötesini ararsa işte artık onlar haddi aşanlardır
8
Ve onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayetkardırlar
9
Onlar ki namazlarının üzerine muhafızlık ederler
10
İşte onlardır o varisler
11
Ki Firdevse varis olacak, onda muhallad kalacaklardır
12
Şanım hakkı için biz insanı çamurdan, bir sülaleden yarattık
13
Sonra onu oturaklı bir karargahta bir nufte yaptık
14
Sonra o nufteyi bir aleka yarattık derken o alakayı bir mudga yarattık derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra ona diğer bir hılkat neş'eti verdik, bak ne şanlı o Allah, yaratanların en güzeli
15
Sonra siz bunun arkasından muhakkak öleceksiniz
16
Sonra siz Kıyamet günü muhakkak ba'solunacaksınız
17
Filhakıka biz, sizin fevkınızda yedi tarıyk yarattık ve halktan gafil olmadık
18
Ve Semadan bir kader ile bir su indirdik de onu yerde iskan eyledik, halbuki biz onu giderivermeğe de şübhesiz kadiriz
19
Öyle iken durdurduk da onunla sizin için hurmalıklar, üzümlükler kabilinden bağlar, bağçeler yaptık ki içlerinde sizin için bir çok yemişler var onlardan yer ve geçinirsiniz
20
Ve bir ağaç ki Tur-i Siyna'dan çıkar, yağ ve yiyenlere bir katıkla biter
21
En'amda da sizin için cidden bir ıbret vardır, karınlarındakinden sizi iska ediyoruz sizin için de onlarda hem bir çok menafi' vardır, hem de onlardan yersiniz
22
Hem onlara ve hem gemiye yüklenirsiniz
23
Celalim hakkı için biz Nuhu kavmine Resul gönderdik de dedi ki: ey benim kavmim: Allaha ıbadet edin, ondan başka bir tanrınız yoktur, binaenaleyh korunmaz mısınız?
24
Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh şöyle dedi: bu, başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, üstünüze geçmek istiyor, eğer Allah dilese idi elbette bir takım Melekler gönderirdi, biz evvelki atalarımız içinde bunu işitmedik
25
Her halde o öyle bir adam ki kendisinde bir cinnet var, binaenaleyh gözetin bunu bir zamana kadar
26
Dedi: ya rab! Beni tekzib etmelerine karşı sen bana nusrat ver
27
Biz de ona şöyle vahyettik: bizim nezaretimiz ve vahyimizle gemiyi yap, sonra emrimiz gelip de tennur feveran edince hemen ona topundan bir iki çift ve aleyhinde söz sebketmiş olandan başka ehlini sok ve o zulm edenler hakkında bana bir hıtabda bulunma, çünkü onlar gark olunacaklardır
28
Binaenaleyh sen maıyyetindekilerle geminin üzerine çıktığında da de ki: hamd o Allaha ki bizi o zalim kavminden kurtardı
29
Ve de ki: rabbım! Beni bir mübarek menzile kondur, konuklıyanların en hayırlısı sensin
30
İşte bunda çok ayetler vardır ve hakıkat biz pek imtihancıyızdır
31
Sonra arkalarından başka bir karn inşa eyledik
32
Onların içinde de kendilerinden bir Resul gönderdik şöyle ki: Allaha ıbadet edin ondan başka bir tanrınız yok, artık korunmaz mısınız?
33
Dünya hayatta kendilerine refah verdiğimiz halde küfredip Ahıret likasını tekzib eyliyen kavminden o (mele') kodaman güruh ise şöyle dedi: "bu başka değil, ancak sizin gibi bir beşer, yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor
34
ve şayet sizin gibi bir beşere itaat ederseniz muhakkak ki siz o halde kat'ıyyen husrandasınızdır.
35
Siz öldüğünüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğunuz vakıt muhakkak çıkarılacaksınız diye mi va'dediyor?
36
Heyhat o va'dolunduğunuz şey ne kadar uzak
37
O, bizim Dünya hayatımızdan başka bir şey değildir, ölürüz ve yaşarız, fakat biz ba's olunmayız
38
O ancak öyle bir adam ki bir yalanı Allaha iftira etti, biz ona inanacak değiliz
39
Ya rab! dedi: beni tekzib ettikleri cihetle öcümü al
40
Buyurdu ki: az bir zamanda nadim olacaklar
41
Derken onları sayha, bihakkın alıverdi de kendilerini bir seyl süpürüntüsü yapıverdik, artık öyle bir defolmuş oldu ki o kavm, o zalimler!
42
Sonra arkalarından başka karnlar inşa ettik
43
Hiç bir ümmet, ecelini sebkedemez ve geriletemezler
44
Sonra ardı ardına Resullerimizi gönderdik, her ümmete Resulü geldikçe onu tekzib ettiler, biz de onları birbiri ardınca yuvarladık ve hepsini birer efsane yaptık, artık defolsun öyle bir kavim ki iymana gelmezler
45
Sonra bir takım ayetlerimiz ve açık bir ferman ile Musayı ve kardeşi Harunu gönderdik
46
Fir'avna ve cem'ıyyetine de bunlar kibirlerine yediremediler ve dik başlı bir kavm idiler
47
Onun için biz, dediler, bizim gibi iki beşere iyman mı ederiz? Halbuki onların kavmi bize kulluk ediyor
48
Bu suretle onları tekzib ettiler de helak edilenlerden oldular
49
Şanım hakkı için berikiler doğru yolu tutabilsinler diye Musaya o kitabı da verdik
50
İbni Meryemi de anasiyle bir ayet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık
51
Ey Resuller! Halal ve hoş şeylerden yiyin ve güzel işler yapın, çünkü ben ne yaparsınız tamamen bilirim
52
Ve işte bu sizin ümmetiniz bir tek ümmet ve rabbınız da ben, artık hep bana korunun
53
Derken kumandalarını aralarında kitab kitab parçalaştılar, her hızib kendilerininkine güveniyor
54
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!
55
Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile,
56
Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
57
Rablerine olan saygıdan dolayı titreyenler,
58
Rablerinin âyetlerine inananlar,
59
ablerine ortak tanımayanlar,
60
Ve, Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri titreyerek yapanlar;
61
İşte onlar, iyiliklere koşuşurlar ve iyilik için yarışırlar.
62
Biz hiç kimseyi, gücünün yettiğinden başkası ile yükümlü kılmayız. Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
63
Hayır, onların kalpleri bu hususta cehalet içindedir. Ayrıca onların bundan öte birtakım kötü işleri vardır ki, onlar bu işleri yapar dururlar.
64
Nihayet refahlı olanlarını azaba çekiverdiğimiz zaman hemen feryada başlıyacaklardır
65
Feryad etmeyin bu gün, çünkü siz bizden kurtarılamazsınız
66
Karşınızda ayetlerim okunuyordu da siz ardınıza dönüyordunuz
67
Ona kafa tutarak, müsamere yaparak hezeyanlar ediyordunuz
68
Ya hala o kelamı tedebbür etmezler mi? Yoksa onlara evvelki atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?
69
Yoksa Peygamberlerini tanımadılar mı da onun için inkar ediyorlar?
70
Yoksa onda bir Cinnet var, mı diyorlar? Hayır, o onlara hakk ile geldi fakat ekserisi hakkı hoşlanmıyorlar
71
Eğer hak onların keyflerine tabi' olsa idi Semavat ve Arz ve bunlardaki kimseler kat'ıyyen fasid olurdu, hayır, biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar zikirlerinden ı'raz ediyorlar
72
Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabbının haracı daha hayırlıdır, hem o, rezzakların en hayırlısıdır
73
Doğrusu sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun
74
Fakat Ahırete inanmıyanlar caddeden sapmaktadırlar
75
Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler
76
Filhakika biz, onları azaba tuttuk da yine rablarına karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar
77
Nihayet üzerlerine şedid azablı bir kapı açtığımız vakıt da onun içinde ye'se düşüvereceklerdir
78
Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri, o Gönülleri inşa eden o siz, pek az şükrediyorsunuz
79
Ve sizi Arzda yaratıp yayan o, hep ona haşrolunacaksınız
80
Ve o öldüren ve dirilten o, gece ve gündüzün ıhtilafı da hep onun için, artık akıllanmıyacak mısınız
81
Hayır, evvelkilerin dedikleri gibi dediler
82
"Öldüğümüz ve bir türab, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı, cidden biz mi mutlak ba'solunacağız?
83
Yemin ederiz ki bize de, atalarımıza da bu, bundan evvel va'dolundu, bu eskilerin masallarından başka bir şey değil" dediler
84
"Kimin o Arz ve ondaki kimseler, eğer biliyorsanız?" de!
85
"Allah'ın" diyecekler, "o halde düşünmez misiniz?" de!
86
"Kim o yedi Semanın rabbı ve o azametli Arşın rabbı?" de!
87
"Allah'ın" diyecekler, "o halde korkmaz mısınız?" de!
88
"Kim o her şeyin melekutü yedinde ve o kayırır da ona karşı kayırılmaz olan eğer ılminiz varsa?" de!
89
"Allah'ın" diyecekler, "o halde nereden büyüleniyorsunuz?" de!
90
Doğrusu biz onlara hakkı getirdik ve şüphesiz onlar yalancılar
91
Allah, hiç veled ittihaz etmedi, beraberinde bir tanrı da yok O surette her tanrı kendi yarattığı ile giderdi ve elbette biri diğerine kibrederdi, o isnad ettikleri vasıflardan sübhan o Allah
92
O gayb-ü şehadetin alimi, binaenaleyh onların koştukları çok yüksek
93
De ki: rabbım! eğer onlara edilen vaidi bana behemehal göstereceksen
94
Beni o zalimler güruhunda bulundurma rabbım!
95
Şübhesiz ki biz, onlara yaptığımız vaidi sana göstermeğe elbette kadiriz
96
Sen o kötülüğü en güzel olan hasletle def'et, biz, onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz
97
Ve de ki: sana sığınırım rabbım! O Şeytanların dürtüşmelerinden
98
Ve sana sığınırım rabbım! huzuruma gelmelerinden
99
Nihayet her birine ölüm geldiği vakıt diyecek ki: rabbım! döndür, döndür beni döndür
100
Belki ben o baktığımda salih bir amel işlerim, hayır hayır! O bir kelimedir ki onu o söyler, ötelerinden ise bir berzah vardır, ta ba's olunacakları güne kadar
101
O vakıt Sur üfürüldü mü artık beyinlerinde o gün ne ensab vardır ne de soruşurlar
102
O zaman her kimin tartıları ağır gelirse işte onlar o felah bulanlardır
103
Her kimin de tartıları yeğni gelirse işte onlar kendilerine yazık edenler, Cehennemde kalanlardır
104
Ateş yüzlerini yalar, o halde ki içinde dişleri sırıtır
105
Değil mi idi ayetlerim size okunuyordu siz onları tekzib ediyordunuz?
106
Rabbımız! derler: bize şekavetimiz galebe etti ve biz bir sapgın bir kavm idik
107
Ey bizim rabbımız! çıkar bizleri bundan, döner bir daha edersek her halde bizler zalimiz
108
Buyurur ki sinin orada, söylemeyin bana
109
çünkü kullarımdan bir fırka vardı "rabbena amenna fağfirlena verhamna ve ente hayrurrahimin" diyorlardı da
110
siz onları maskara yerine tuttunuz, hatta size benim yadımı unutturdular, onlara öyle gülüyordunuz
111
İşte onlara ben sabretmelerine mukabil bu gün bu mükafatı verdim, onlardır onlar, murada erenler
112
Arzda seneler sayısı ne kadar kaldınız? Buyurur
113
Bir gün veya bir günün birazı, sayanlara sor derler
114
Buyurur ki bilmiş olsanız cidden pek az kaldınız
115
Ya zannettiniz mi ki biz, sizi sırf bir abes yarattık? ve siz, bize irca' edilmiyeceksiniz?
116
Demek ki Allah, o hak padişah yüksek çok yüksek, başka tanrı yok ancak o, o Arşı kerimin rabbı
117
Ve her kim Allahın beraberinde diğer bir tanrı da'va ederse onun ona hiç bir bürhanı yoktur ve ancak rabbının ındinde hisabı vardır, hak bu ki kafirler felah bulmazlar
118
Hem şöyle de: "Rabbım! bana mağfiret, merhamet buyur, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."