30
SURE
Rum Suresi
⌄
⌄
4
7
8
9
Yeryüzünde gezip dolaşıp bakmazlar mı ki, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Onlar (öncekiler), kuvvet itibarıyla bunlardan (şimdikilerden) daha şiddetli idiler. . . Arzı sürüp alt-üst etmişler ve onu (yeryüzünü), bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. . . Onların Rasulleri onlara açık deliller olarak gelmişti. (Demek ki) Allah onlara zulmetmiyordu; ne var ki onlar kendi nefslerine zulmediyorlardı.
10
16
18
19
20
21
O'nun işaretlerindendir, kendi benliklerinizden (Esma terkibi olarak meydana gelen bilinçlerinizden) eşler (beden) yaratması, onlara yerleşip sükun bulasınız ve aranızda sevgi ve rahmet oluştursun sizin için diye. . . Muhakkak ki bu olayda, tefekkür eden bir topluluk için elbette nice işaretler vardır.
22
23
24
O'nun işaretlerindendir ki, korku ve umutlanmanız için size şimşeği (hakikat fikrini şimşek çakması gibi bir an hissettirir) gösterir. . . Semadan (beyninizin hakikati olan Esma boyutundan - datadan) bir su (ilim) inzal eder de onun (ilim) ile ölümünden sonra (hakikati yaşamazken) arzı (kendini beden kabullenmiş bilinci) diriltir. . . Muhakkak ki bunda aklını kullanabilen bir topluluk için elbette işaretler - dersler vardır.
25
26
27
28
Size nefslerinizden bir misal verdi: Siz yaşam gıdalarınızda (mallarınızda), kölelerinizin ortaklığını kabul eder misiniz? Ki siz mallarda onlarla eşit olmayı kabullenip, kendi nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkuyor musunuz? Aklını kullanan bir toplum için dersleri böylece ayrıntılıyoruz.
29
30
Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah'a şirk koşmaksızın) o Tek Din'e yönelt! O Allah Fıtratı'na (beynin ana çalışma sistem ve mekanizması) ki, insanları onun üzerine (o ana sistem ve mekanizmayla) yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! İşte bu, Din-i Kayyim'dir (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah'tır). . . Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.
31
32
33
34
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
Allah'tır ki, rüzgarları (ilham yollu fikirleri) irsal eder de bulutları (veri tabanındaki düşünceleri) sürer; onu (o düşünceleri) nasıl isterse öylece semada (bilinçte) yayar ve onu parça parça kılar (analizler yaptırır); böylece yağmurun (keşfedilen ilmin) onun aralarından çıktığını görürsün. . . Onu kullarından dilediğine isabet ettirince, bir de bakarsın ki onlar müjde edilen ile neşelenip seviniyorlar.
49
50
51
52
53
54
Allah'tır ki, sizi zayıflıkla (hakikatinin farkında olmaksızın) yarattı! Sonra, zayıflığın ardından bir kuvvet (hakikatini - Rabbini bilmenin kuvveleriyle) oluşturdu! Sonra, kuvvetin ardından zayıflık (ismi Allah olan indinde acziyetini - abd-i aciz) ve ak saçlı (bilge) haline getirdi. . . Dilediğini yaratır. . . "HU"; Aliym'dir, Kaadir'dir.
55
56
Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise dedi ki: "Andolsun ki, Allah'ın Kitabında ("OKU"nası Kitap veya Kitab-ı Mubiyn olarak tanımlanan yaşam boyutunda) ba's sürecine (yeni bir yapıyla yaşamınıza devam edeceğiniz sürece) kadar kaldınız. . . İşte bu ba's (yeni bir yapı ile yaşamınıza devam edeceğiniz) süreçtir. . . Fakat siz (hakikati) anlamıyordunuz!"
57
58