31
SURE

Lokman Suresi

Hasan Basri Çantay • Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Elif, Lam, Mim.
2
İşte bunlar, o hikmet dolu kitabın ayetleridir.
3
Ki (her biri) ihsan erbabı için bir hidayet ve bir rahmetdir.
4
(O ihsan erbabı) ki onlar dosdoğru namazı kılanlar, zekatı verenlerdir. Onlar ahirete yakıyn (ya'ni kati insan) haasıl edenlerin de ta kendileridir.
5
İşte onlar Rablerinden bir hidayet üzerindedirler ve işte onlar, (evet) onlar felaha erenlerdir.
6
İnsanlar içinde, bilgisizce, Allah yolundan sapdırmak, o (yolu) bir eğlence edinmek için (icad edilmiş) boş lafa müşteri çıkan (nice) adam vardır. İşte onların, (evet) onların (hakkı) horlayıcı bir azabdır.
7
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman sanki bunları işitmemiş, sanki iki kulağında bir sağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir, işte onu çok acıklı bir azab ile müjdele!
8
(8-9) Hakıykat, iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegane gaalib, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.
9
(8-9) Hakıykat, iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (yok mu?) Naıym cennetleri — kendileri içlerinde ebedi kalıcı olmak üzere — onlarındır. Bu, Allahın gerçek va'didir. O, yegane gaalib, yegane hüküm ve hikmet saahibidir.
10
O, (şu) görüb durduğunuz gökleri direksiz yaratdı. Yere, sizi sarsar diye, ağır baskılar koydu. Orada (yerde) her bir canlıdan (nice çeşidler) yaydı. Biz gökden de su indirdik de (yerde) her sınıf (dan) güzel nebatlar yetişdirdik.
11
İşte bu (nlar) Allahın yaratığıdır. Ondan başkasının ne yaratdığını haydi gösterin bana! Hayır, o zaalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
12
Andolsun ki biz Lukman'a, Allaha şükret diye (rek), hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendi faidesi için şükreder. Kim de nankörlük ederse hiç şüphe yok ki Allah ganidir (müstağnidir), her hamde o layıkdır.
13
Hani Lukman, oğluna — o ona öğüd verirken — (şöyle) demişdi: "Oğulcağızım, Allaha ortak koşma. Çünkü şirk elbette büyük bir zulümdür".
14
Biz insana ana ve babasını tavsiye etdik. Onun anası kendisini za'f üstüne za'f ile taşımışdır. Sütden ayrılması da iki yıl (sürmüşdür). "Bana ve ana ve babana şükret. Dönüşün ancak banadır" (dedik).
15
Eğer onlar sence ilimde (yeri) olmadık her hangi bir şey'i bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana dönenlerin yoluna uy. Nihayet dönüşünüz ancak banadır. (O vakit) ben de size ne yapıyordunuz, haber veririm.
16
"Oğulcağızım, hakıykat (yapdığın iyilik veya kötülük) bir hardal tanesi kadar olsa dahi, bir kaya içinde, ya göklerde, yahud yerin içinde (gizlenmiş) olsa bile Allah onu getirir, (meydana çıkarır ve hesabını görür). Çünkü Allah latıyfdir, hakkıyle haberdardır".
17
"Oğulcağızım, namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten vaz geçirmiye çalış. Sana (bu emir ve nehiy sebebiyle) isaabet eden şeylere katlan. Çünkü bunlar kat'i suretde farzedilen umurdandır".
18
"İnsanlardan (kibirlenib) yüzünü çevirme. Yer (yüzün) de şımarık yürüme. Zira Allah her kibir taslayanı, kendini beğenib öğüneni sevmez".
19
"Yürüyüşünde mu'tedil ol. Sesini alçalt. Seslerin en çirkini, hakıykat, eşeklerin anırışıdır"!
20
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allahın, muhakkak sizin için müsahhar kıldığını, açık ve gizli bir çok ni'metlerini sizin üzerinizde bol bol tamamladığını görmediniz mi? İnsanlar içinde — hiçbir ilmi, hiçbir rehberi ve tenvir edici hiçbir kitabı yokken — haala Allah hakkında mücadele eden kimseler vardır.
21
Onlara: "Allahın indirdiğine tabi' olun" denildiği zaman "Hayır, dediler, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylere uyarız". Ya şeytan onları yalınlı (cehennem) azab (ın) a çağırıyor idiyse?
22
Kim nefsini (bilkülliyye) Allaha, Onu görür gibi, teslim ederse muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmış olur. (Bütün) işlerin sonu ancak Allaha (dayanır).
23
Kim küfrederse (Habibim) onun küfrü sana hüzün vermesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de (o zaman) onların neler yapdıklarını haber veririz. Şübhe yok ki Allah sinelerde gizli olan şeyleri bile hakkıyle bilendir.
24
Biz onları (dünyada) biraz geçindirib sonra kendilerini ağır bir azaba (katlanmıya) mecbur edeceğiz.
25
Andolsun ki onlara gökleri ve yeri kimin yaratdığını sorarsan muhakkak: "Allah" derler. Sen de "Elhamdülillah (= Hamd olsun Allaha)" de. Hayır, onların çoğu bilmezler.
26
Göklerde ve yerde ne varsa Allahındır. Şübhe yok ki Allah, O, ganidir (müstağnidir), her hamde layıkdır.
27
Eğer yer (yüzün) deki (herbir) ağaç kalemler olsa, deniz de, arkasından yedi deniz daha kendisinden yardım ederek (mürekkeb) olsa yine Allahın kelimeleri tükenmez. Şübhesiz ki Allah yegane gaalibdir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
28
Sizin (topunuzun) yaratılmanız da, tekrar diriltilmeniz de bir tek kişi (yi yaratmak ve diriltmek) gibidir. Hakıykat Allah herşey'i işiden, kemaliyle görendir.
29
Görmedin mi, Allah geceyi gündüzün içine, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi, ayı (size) müsahhar kılmışdır. Her biri muayyen bir vakta kadar akıb gidecek (vazifesinde devam edecek) dir. Hakıykat, Allah ne yaparsanız hakkıyle haberdardır.
30
Bu, şundandır: Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, Ondan başka tapdıklarınız ise hiç şübhesiz baatıldır. Hakıykat, Allah, O, çok yüce, çok büyükdür.
31
(Kudret) delillerinden bir kısmını size göstermek için, Allahın ni'metiyle, denizde gemilerin akıb gitmekde olduğunu görmedin mi? Şübhe yok ki bunda çok sabreden, çok şükreden (ler) için ibretler vardır.
32
Onları altında gölgeler yapan (dağlar) gibi dalga sardığı vakit din (i) yalınız Kendisine (Ya'ni Allaha) tahsıys etmek suretiyle (ve haalis ve) muhlis (insan) lar olarak Allahı çağırırlar. Sonra (Allah) onları selametle karaya çıkardığı zaman içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Ayetlerimizi gaddar, nankör olan (lar) ın her birinden başkası bilerek inkar etmez.
33
Ey insanlar, Rabbinizden korkun. Ne babanın evladına, ne de bizzat evladın babasına, hiçbir şeyle faide veremeyeceği günden korkun. Şübhe yok ki Allahın va'di hakdır. O halde zinhar sizi dünya hayatı aldatmasın, o çok aldatıcı (şeytan) zinhar sizi Allah (ın hilmine, imhalin) e güvendirmesin.
34
O saatin (kıyametin) ilmi şübhesiz ki Allahın nezdindedir. Yağmuru (mukadder olan vakıtda ve mahalde) O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şübhesiz Allah (her şey'i) bilendir. Her şeyden haberdardır.