40
SURE

Mümin Suresi

Elmalılı Hamdi Yazır • Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ha Mim.
2
İndirilişi bu kitabın Allahdan, o aziz, alim
3
O günah bağışlayıcı ve tevbe kabul edici ıkabı şiddetli, fadıl sahibi Allahdandır ki ondan başka tapılacak yok, hem onadır dönüm
4
Allahın ayetlerinde ancak nankörlük eden kafirler mücadele eder. Şimdi onların beldeler içinde dönüp dolaşmaları seni aldatmasın
5
Onlardan evvel Nuhun kavmı arkalarından da Ahzab tekzib etmişlerdi ve her ümmet kendi Resullerini yakalamak kasdinde bulundu ve hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler de ben onları tuttum alıverdim o vakıt nasıl oldu ıkabım?
6
Ve işte o nankörlük eden kafirlere rabbının kelimesi öyle hakk oldu, onlar nara yanacaklar
7
Arşı hamil olanlar ve onun etrafındakiler rablarının hamdiyle tesbih ve ona iyman ederler ve iyman etmişler için de şöyle bir mağfiret dilerler: ya rabbena rahmet ve ılim her şey'e geniş, hemen mağfiret buyur onlara o tevbe edip yoluna uyanlara ve koru onları o cahim azabından
8
Ya rabbena hem koy onları o kendilerine va'd buyurduğun Adn Cennetlerine, atalarından ve zevcelerinden ve zürriyyetlerinden salahı olanları da, şübhesiz sen o aziz, hakimsin sen
9
Ve onları fenalıklardan koru sen her kimi fenalıklardan korursan o gün muhakkak onu rahmetinle yarlıgamışındır, işte asıl fevzi azim de odur
10
O küfredenlere muhakkak şöyle bağırılacaktır: elbette Allahın buğzu sizin nefislerinize buğzunuzdan daha büyük, zira siz iymana da'vet olunuyordunuz da küfrediyordunuz
11
Diyecekler ki ya rab! Bizi iki öldürdün iki de dirilttin şimdi günahlarımızı anladık fakat var mı çıkmaya bir yol?
12
İşte bu size şu yüzdendir ki bir olarak Allaha çağırıldığında küfrettiniz ona şirk koşulunca ise iyman ediyordunuz, işte huküm o ulu, o büyük Allahın
13
Odur ki size ayetlerini gösteriyor ve sizin için Semadan bir rızık indiriyor, fakat ancak gönül veren anlar
14
O halde siz, dini Allah için halıs kılarak hep ona çağırın isterse kafirler hoşlanmasınlar
15
O dereceleri yüksek, Arşın sahibi telakıy gününün dehşetini haber vermek için kullarından dilediğine ruh indiriyor
16
O günün ki onlar meydana fırlarlar, kendilerinden hiçbir şey Allaha karşı gizlenmez, kimin mülk bu gün o vahıd, kahhar Allahın
17
Bu gün her nefis kazandığı ile cezalanacak, zulüm yok bugün, şübhesiz ki Allahın hisabı seri'dir
18
Hem haber ver onlara o yaklaşan felaket gününü: O dem ki yürekler gırtlaklara dayanmış yutkunur da yutkunurlar; zalimler için ne ısınacak bir hısım vardır, ne dinlenecek bir şefi.
19
Gözlerin hain bakışını da bilir, gönüllerin gizlediğini de
20
Allah hakkı yerine getirir, onların ondan başka yalvardıkları ise hiçbir şeyi yerine getiremezler, çünkü Allahdır hakkıyle işiten gören
21
Yer yüzünde bir gezmediler de mi? Baksalar a kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onlar, gerek kuvvetçe ve gerek Arzda asarca kendilerinden daha çetin idiler, öyle iken Allah onları günahlariyle tuttu alıverdi ve kendilerine Allahdan bir koruyucu bulunmadı
22
O, şundan idi ki onlara Resulleri beyyinelerle geliyorlardı da küfrettiler, Allah da tuttu kendilerini alıverdi, çünkü onun kuvveti çok, ıkabı şiddetlidir
23
Celalim hakkı için Musayı ayetlerimizle ve açık bir bürhan ile gönderdik
24
Fir'avn'e ve Haman'e ve Karun'a da dediler ki: bir sihirbaz, bir yalancı
25
Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan hakkı getiriverince de onunla beraber iyman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun dediler, kafirlerin düzeni de hep dalal içinde
26
Bir de Fir'avn: bırakın beni, dedi: öldüreyim Musayı da o rabbına dua etsin, zira ben onun dininizi değiştirmesinden ve yahud Arzda bir fesad çıkarmasından korkuyorum
27
Musa da ben, dedi: her halde öyle hisab gününe inanmaz her mütekebbirden rabbım ve rabbınıza sığındım
28
Ali Fir'avnden mü'min bir er de -ki iymanını saklıyordu- a, dedi: bir adamı rabbım Allah diyor diye öldürecek misiniz? Size rabbınızdan beyyinelerle de gelmiş iken? Hem o bir yalancı ise çok sürmez yalanı boynuna geçer, fakat doğru ise size yaptığı vaidlerin bir kısmı olsun başınıza gelir, şübhe yok ki Allah musrif bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz
29
Ey benim kavmım! Bu gün mülk sizin, Arzda yüze çıkmış bulunuyorsunuz, fakat Allahın hışmından bizi kim kurtarır şayed gelirse bize? Fir'avn, ben, dedi: size re'yimden başkasını göstermem ve her halde ben size reşad yolunu gösteriyorum
30
O iyman etmiş olan zat da, ey kavmım! dedi doğrusu ben size Ahzab günleri gibi bir günden korkuyorum,
31
Nuh kavmının Adın, Semudun ve daha sonrakilerin maceraları gibi ki Allah kullarına bir zulm istemez
32
Hem ey kavmım! hakıkaten ben size o çığrışma gününden korkarım
33
O arkanıza dönüp gideceğiniz gün, yoktur size Allahdan bir himaye edecek, her kimi de Allah şaşırtırsa yoktur ona artık bir hidayet edecek
34
Bundan evvel size beyyinelerle Yusüf gelmişti: o vakıt da onun size getirdiği hakıkatte şekketmiş durmuştunuz, nihayet vefat ettiğinde de bundan sonra Allah asla Resul göndermez dediniz! işte müsrif şübheci olanları Allah böyle şaşırtır
35
Onlar ki kendilerine gelmiş bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele ederler, Allah yanında ve iymanı olanlar ındinde mebğuz olmak için ne büyük huy, işte Allah her cebbar mütekebbirin kalbini öyle bir tabiat ile mühürler
36
Fir'avn de "ya Haman! dedi: bana bir kule yap, belki ben irerim o esbaba
37
Semaların esbabına da Musanın tanrısına muttali' olurum ve her halde ben onu yalancı sanıyorum" İşte bu suretle Fir'avne kötü ameli süslendirildi de yoldan çıkarıldı, Fir'avn düzeni hep husrandadır
38
O iyman eden zat ise: ey kavmım, dedi: Gelin ardımca size reşad yolunu göstereyim
39
Ey kavmım! Bu Dünya hayatı ancak (bir meta') bir kazançtan ıbarettir, Ahıret ise (Darülkarar) durulacak yurddur
40
Her kim bir kötülük yaparsa ona onun gibi kötülükten başka karşılık olmaz, gerek erkekten, gerek dişi her kim de mü'min olarak iyi bir iş işlerse işte onlar Cennete girerler, orada hisabsız merzuk olurlar
41
Hem ey kavmim! Neye ben sizi halasa da'vet ederken siz beni ateşe da'vet ediyorsunuz?
42
Siz beni Allaha küfretmeğe ve bence hiç ılimde yeri olmıyan şeyleri ona şerik koşmağa da'vet ediyorsunuz, ben ise sizi o aziz, gaffara da'vet ediyorum
43
Hiç kabili inkar değildir ki hakıkatte sizin beni da'vet ettiğinizin ne Dünyada ne Ahırette bir da'vet hakkı yoktur ve hepimizin varacağımız Allahdır ve bütün müsrifler nare yanacaktır.
44
Siz benim söylediklerimi sonra anlıyacaksınız, ben emrimi Allaha tefvız ediyorum, her halde Allah kullarını görür gözetir
45
onun için Allah onu onların kurdukları mekrin fenalıklarından korudu da Ali Fir'avni o kötü azab kuşattı
46
Ateş; onlar sabah akşam ona arzolunur dururlar, saat kıyam edeceği gün de tıkın Al-i Fir'avn'i en şiddetli azaba!
47
Ve hele ateş içinde biribirlerine (ıhticac) protesto ederlerken: o vakıt zuafa kısmı o büyüklük taslıyanlara diyorlardır: hani bizler sizin tebeanız idik, şimdi siz bizden bir ateş nevbetini savabiliyor musunuz?
48
Büyüklük taslıyanlar da şöyle demektedirler: Evet, hepimiz onun içindeyiz, çünkü Allah, kulları beyninde hukmünü verdi
49
Ve hep o ateştekiler Cehennem bekçilerine derler: rabbınıza dua ediverin bir gün bizden azabı biraz hafifletsin
50
Ya size, derler: beyyinelerle Resulleriniz geliyor değilmi idi ki? Evet, derler, öyle ise kendiniz dua edin derler, kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır
51
Elbette biz Resullerimizi ve iyman edenleri mansur kılacağız hem Dünya hayatta hem de şahidler dikileceği gün
52
O gün kü zalimlere özür dilemeleri faide vermez, onlara la'net vardır ve onlara yurdun kötüsü vardır
53
Şanım hakkı için biz Musaya o hidayeti verdik ve Beni İsraile o kitabı miras kıldık
54
ki aklı selim sahiblerine bir irşad ve bir ıhtar olmak için
55
O halde sabret, çünkü Allahın va'di haktır hem günahına istiğfar ve akşam, sabah rabbına hamdiyle tesbih et
56
Kendilerine gelmiş kat'i bir bürhan olmaksızın Allahın ayetlerinde mücadele edenler muhakkak ki onların siynelerinde ancak yetişemiyecekleri bir kibir vardır sen hemen Allaha sığın, çünkü o, semi odur, basir o
57
Elbette Göklerin ve Yerin halkı o nasın halkından daha büyüktür ve lakin nasın ekserisi bilmezler
58
Kör ise görenle müsavi olmaz, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselerle ne de kötülük yapan, siz pek az düşünüyorsunuz
59
Her halde o saat muhakkak gelecek, onda şübhe yok ve lakin nasın ekserisi inanmazlar
60
Halbuki rabbınız buyurdu: yalvarın ki bana size karşılık vereyim, çünkü benim ıbadetimden kibirlenenler yarın hor hakir olarak Cehenneme girecekler
61
Allah o ki sizin için geceyi yaptı, içinde dinlenesiniz diye, gündüzü de göz açıcı, hakıkat Allah, insanlara karşı bir fadıl sahibi ve lakin insanların ekserisi şükretmezler
62
İşte o Allahdır rabbınız her şeyi yaradan, başka tanrı yok ancak o, o halde nasıl çevirilirsiniz?
63
İşte Allahın ayetlerine cehudluk edenler öyle çeviriliyorlar
64
Allah o ki sizin için Arzı bir makarr yaptı, Semayı bir bina ve size suret verdi, sonra da suretlerinizi güzellendirdi, hoş ni'metlerden sizi merzuk da buyurdu, işte o Allahdır rabbınız, ne yücedir o Allah, rabbül'alemin
65
Hayy ancak o, ondan başka tapılacak yok, onun için dini halis kılarak ona, hep ona yalvarın, hamd, Allahın, o rabbül'aleminin
66
De ki: bana rabbımdan beyyineler geldiği vakıt ben o sizin Allahdan başka yalvardıklarınıza ıbadet etmekten kat'ıyyen nehyedildim de emrolundum ki müslim olayım o rabbül'alemine
67
O odur ki sizi bir topraktan yarattı, sonra bir nufteden, sonra bir alekadan, sonra sizi bir bebek olarak çıkarıyor, sonra kuvvetiniz çağına iresiniz diye büyütüyor, sonra da ihtiyar olasınız diye, içinizden kimi de daha evvel vefat ettirilir, hem de müsemma bir ecele iresiniz diye, bir de gerek ki akıl edesiniz
68
O odur ki hem diriltir, hem öldürür, hasılı o bir emri istediği vakıt ona sade "ol!" der oluverir
69
Bakmaz mısın şimdi o Allahın ayetlerinde mücadeleye kalkanlara nereden döndürülüyorlar?
70
Kitaba ve Resullerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler artık ileride bilecekler
71
O vakıt ki tomruklar boyunlarında ve zincirler sürüklenecekler
72
Hamimde, sonra ateşte kaynatılacaklar
73
Sonra denecek onlara: nerede o şirk koştuklarınız?
74
Allahın berisinden? Diyecekler ki onlar bizden gaib oldular daha doğrusu biz bundan evvel bir şey'e ıbadet eder değilmişiz, işte Allah kafirleri böyle şaşkın eder
75
Bu şundan: Çünkü yeryüzünde haksızlıkla seviniyordunuz ve çünkü güveniyordunuz
76
Girin Cehennemin kapılarına içlerinde muhalled kalmak üzere, bak ne çirkin mevkıi o kibirlenenlerin
77
Onun için sabret! Allahın va'di haktır, muhakkak olacaktır. Artık onlara ettiğimiz vaidin ba'zısını sana göstersek de yahud seni kendimize alsak da onlar mutlak döndürülüp bize getirilecekler.
78
Celalim hakkı için biz senin önünden nice Resuller göndermişiz, onlardan kimini sana ayıtmışız, kimini de ayıtmamışızdır, hiçbir resul için Allahın izni olmaksızın bir ayet (bir mu'cize) getirmek olamaz, Allahın emri gelince de hak yerine getirilir ve işte husrana burada düştü mubtıller
79
Allah odur ki sizin için (en'amı) o yumuşak başlı hayvanları yarattı, onlardan binid edinesiniz diye, hem onlardan yersiniz
80
Size onlarda daha bir çok menfeatler var, hem onların üzerinde sinelerinizdeki bir hacete iresiniz diye, hem onlar üzerinde hem gemiler üzerinde taşınırsınız
81
Ve size ayetlerini gösterir, şimdi Allahın ayetlerinin hangisini inkar edersiniz?
82
Daha Yer yüzünde gezip de bir bakmazlar mı? Kendilerinden evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onlar kendilerinden hem daha çok hem kuvvetçe ve Arzda asarca daha çetin idiler, öyle iken o kesbettikleri şeyler kendilerini kurtarmadı
83
Çünkü onlara Peygamberleri beyyinelerle geldikleri vakıt kendilerinde bulunan ılme güvendiler de o istihza ettikleri şey kendilerini kuşatıverdi
84
O vakıt hışmımızı gördüklerinde Allahın birliğine inandık ve ona şirk koştuğumuz şeylere küfrettik dediler
85
Dediler amma hışmımızı gördükleri vakıtki iymanları kendilerine faide verecek değildi. Allahın kullarında geçegelen sünneti, ve işte husrana bu noktada düştü kafirler