47
SURE
Muhammed Suresi
⌄
⌄
1
2
3
4
Gerçeği yalanlayan nankörlerle savaşa giriştiğiniz zaman, güçlerini yok edinceye kadar boyunlarını vurmaya[1] devam edin. Onlara üstünlük sağladığınız zaman, geride kalanları esir alın. Nihayet savaş sona erince de ister bir bağışlama olarak, ister fidye karşılığında onları serbest bırakın.[2] Eğer Allah isteseydi onları, savaşsız da cezalandırıp adaleti sağlardı. Fakat böyle olması, sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere ve savaşan kimselere gelince, Allah, onların yaptıklarını asla karşılıksız bırakmaz.
7
9
10
12
13
14
15
Takva[1] sahiplerine söz verilen Cennet, şöyledir: İçinde; kokusu ve tadı değişmeyen sudan nehirler, tadı bozulmayan sütten nehirler, içenlere zevk veren hamrdan[2] nehirler ve saf baldan nehirler bulunur. Orada, onlar için her türlü meyve bulunur. Onlara, Rabb'lerinden bağışlanma vardır. Bu kimseler, ateşte devamlı kalacak olan ve sıcak kaynar su içirilen, bundan dolayı da bağırsakları parça parça olan kimselerle bir olur mu hiç?
16
17
18
19
20
21
22
23
25
26
27
28
29
30
31
32
34
35
36
37
38
İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak etmeye çağrılırsınız ancak sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Kim cimrilik yaparsa, aslında kendi aleyhinde cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise yoksulsunuz. Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir toplum getirir. Onlar sizin gibi olmazlar.