50
SURE

Kaf Suresi

Elmalılı Hamdi Yazır • Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Kaf ve Kur'an-i mecid hakkı için
2
Doğrusu şaştılar da kendilerine içlerinden korkutucu bir Peygamber geldiğine dediler ki kafirler bu acib bir şey
3
Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakıt ha? Bu baıyd bir irca'
4
fakat Arz onlardan neyi eksiltir bize ma'lumdur ve nezdimizde hıfzedici bir kitab vardır
5
Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman tekzib ettiler de şimdi karma karışık bir ıztırab içindeler
6
Artık üstlerindeki Semaya bir baksalar a, biz onu nasıl bina etmişiz ve ziynetlemişiz hiçbir gediği yok.
7
Arza da: bir imtidad vermişiz ve ağır baskılar oturtmuşuz ve her çeşidden çiftler bitirmişiz ki temaşasına doyulmaz
8
Gözler gönüller açar, yaradanın kudretini ıhtar eder, dersler verir birer nişane-i basiret ve nümune-i ıbret olmak üzere, hakka yüz tutan her kul için
9
Bir de Semadan mübarek bir su indirip de onunla bağlar bağçeler bitirmekteyiz ve biçilecek taneler
10
Ve Semaya ser çeken hurma ağaçları ki sıvama dizilmiş bir tal'ı vardır
11
Kullara rızk için ve onunla ölü bir beldeye hayat vermekteyiz, işte o huruc da böyledir.
12
Tekzib etti onlardan evvel Nuhun kavmı ve Ashabı Ress ve Semud
13
Ve Ad ve Firavn ve ıhvanı Lut ve ashabı
14
Eyke ve tübbe'in kavmı, her biri gönderilen Peygamberleri tekzib etti de hakk oldu veid
15
Ya artık birinci yaradış ile yoruluverdik mi? Doğrusu onlar, yeni bir yaradılıştan iltibastalar
16
Hem şanıma kasem ederim ki hakıkat insanı biz yarattık ve biliriz; nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona "habl-i verid"den daha yakınızdır.
17
İki zabıt memuru zabıt tutarlarken, biri sağdan oturmuş biri soldan.
18
Her ne söz atarsa mutlak yanında hazır bir gözcü vardır
19
Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte işte diye: o senin kaçıp durduğun
20
Ve Sur üfürüldükte: ki işte o veid günüdür
21
Ve her nefis gelmiştir, beraberinde bir sevk me'muru ve bir şahid vardır
22
Celalim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin. Şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,
23
Ve karini demiştir: İşte bu yanımdaki hazır.
24
(Buyurulur:) Atın atın Cehenneme her nankör anud,
25
hayra engel, haşarı işkilci kafiri
26
Ki Allahın yanında başka ilah tutmuştur, haydin ikiniz bir atın onu o şiddetli azab içine
27
Arkadaşı der: Ya rabbena onu ben azdırmadım velakin kendisi uzak bir dalal içinde idi.
28
Buyurur ki: Huzurumda çekişmeyin, ben size önceden veid göndermiş iken
29
Benim ındimde söz değiştirilmez ve ben kullara zulümkar değilim
30
O gün ki Cehenneme doldun mu? diyeceğiz. O, daha ziyade var mı? diyecek.
31
Cennet de müttekılere uzak olmıyarak yaklaştırılmış bulunacak
32
İşte bu, diye: o sizin va'd olunduğunuz. Her bir tevbekar, vazifesine riayetkar olan.
33
Gaybde rahmana haşyet duyan ve inabeli bir kalb ile gelen kimselere
34
Girin ona bir selam ile, bu işte o hulud günü
35
Orada onlara ne dilerlerse var, bizim nezdimizde ise ziyade var
36
Hem önlerinde nice karn helak ettik, onlar tutumca onlardan daha çetin idiler, beldelerde delik aradılar. Var mı bir kaçamak?
37
Şübhesiz ki bu söylenende kalbi olan yahud şuhud halinde kulak tutan kimse için uyandıracak bir ıhtar vardır
38
Şanım hakkı için biz o Gökleri ve Yeri ve aralarındakileri altı günde halk ettik, bize bir yorgunluk da dokunmadı.
39
O halde onların laflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel
40
Geceden de tesbih et ona hem de secde arkalarında
41
Ve dinle o münadinin bağıracağı günü yakın bir yerden
42
Hakka çağıran o sayhayı işidecekleri gün, işte o, huruc günüdür
43
Şübhesiz ki biz biziz, hem diriltiriz, hem öldürürüz ve dönüş bizedir.
44
O gün ki Arz onlardan ayrılır sür'atle koşarlar, o, bir haşirdir ki ancak bize kolaydır
45
Biz pek a'la biliyoruz ki ne diyorlar, maamafih sen onlara karşı bir cebbar değilsin, şimdi sen benim veidlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver