Ayetbul.net
⌂
Ana Sayfa
☾
Günlük Ayet
☾
Cüzler
⌂
Ana Sayfa
☾
Günlük Ayet
☾
Cüzler
⌂
Ana Sayfa
›
54. Kamer Suresi
54
SURE
Kamer Suresi
İbni Kesir
•
←
Önceki
Sure
Sonraki
Sure
→
📖
İÇERİK
Sure Seç
Sure seç
Fatiha Suresi
Bakara Suresi
Ali İmran Suresi
Nisa Suresi
Maide Suresi
Enam Suresi
Araf Suresi
Enfal Suresi
Tevbe Suresi
Yunus Suresi
Hud Suresi
Yusuf Suresi
Rad Suresi
İbrahim Suresi
Hicr Suresi
Nahl Suresi
İsra Suresi
Kehf Suresi
Meryem Suresi
Taha Suresi
Enbiya Suresi
Hac Suresi
Müminun Suresi
Nur Suresi
Furkan Suresi
Şuara Suresi
Neml Suresi
Kasas Suresi
Ankebut Suresi
Rum Suresi
Lokman Suresi
Secde Suresi
Ahzab Suresi
Sebe Suresi
Fatır Suresi
Yasin Suresi
Saffat Suresi
Sad Suresi
Zümer Suresi
Mümin Suresi
Fussilet Suresi
Şura Suresi
Zuhruf Suresi
Duhan Suresi
Casiye Suresi
Ahkaf Suresi
Muhammed Suresi
Fetih Suresi
Hucurat Suresi
Kaf Suresi
Zariyat Suresi
Tur Suresi
Necm Suresi
Kamer Suresi
Rahman Suresi
Vakıa Suresi
Hadid Suresi
Mücadele Suresi
Haşr Suresi
Mümtehine Suresi
Saff Suresi
Cuma Suresi
Münafikun Suresi
Tegabun Suresi
Talak Suresi
Tahrim Suresi
Mülk Suresi
Kalem Suresi
Hakka Suresi
Mearic Suresi
Nuh Suresi
Cin Suresi
Müzzemmil Suresi
Müddessir Suresi
Kıyamet Suresi
İnsan Suresi
Mürselat Suresi
Nebe Suresi
Naziat Suresi
Abese Suresi
Tekvir Suresi
İnfitar Suresi
Mutaffifin Suresi
İnşikak Suresi
Büruc Suresi
Tarık Suresi
Ala Suresi
Gaşiye Suresi
Fecr Suresi
Beled Suresi
Şems Suresi
Leyl Suresi
Duha Suresi
İnşirah Suresi
Tin Suresi
Alak Suresi
Kadir Suresi
Beyyine Suresi
Zilzal Suresi
Adiyat Suresi
Karia Suresi
Tekasür Suresi
Asr Suresi
Hümeze Suresi
Fil Suresi
Kureyş Suresi
Maun Suresi
Kevser Suresi
Kafirun Suresi
Nasr Suresi
Tebbet Suresi
İhlas Suresi
Felak Suresi
Nas Suresi
⌄
📝
ÇEVİRİ
Meal Seç
Meal seç
Ali Bulaç
Ahmed Hulusi
Bayraktar Bayraklı
Diyanet İşleri
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gültekin Onan
Hasan Basri Çantay
İbni Kesir
Muhammed Esed
Şaban Piriş
Suat Yıldırım
Süleyman Ateş
Yaşar Nuri Öztürk
Mustafa İslamoğlu
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ali Rıza Safa
Süleymaniye Vakfı
Edip Yüksel
Mehmet Okuyan
Əlixan Musayev
Bünyadov-Məmmədəliyev
Ələddin Sultanov
Rashad Khalifa
The Monotheist Group
Edip-Layth
Mustafa Khattab
Al-Hilali & Khan
Abdullah Yusuf Ali
Marmaduke Pickthall
Abul A'la Maududi
Taqi Usmani
Abdul Haleem
Mohamed Ahmed - Samira
Muhammad Asad
Abdel Khalek Himmat
Progressive Muslims
Shabbir Ahmed
Syed Vickar Ahamed
Sahih International
Ali Quli Qarai
Bijan Moeinian
George Sale
Mahmoud Ghali
Amatul Rahman Omar
E. Henry Palmer
Hamid S. Aziz
Arthur John Arberry
Aisha Bewley
Sam Gerrans
Эльмир Кулиев
⌄
▶
00:00
/
00:00
1
Saat yaklaştı ve ay yarıldı.
2
Onlar, bir ayet görürlerse yüz çevirirler ve; süregelen bir büyüdür, derler.
3
Ve yalanlayıp kendi heveslerine uyarlar. Ve her iş kararlaşmıştır.
4
Andolsun ki; onlara vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
5
Ki bunlar gayesine ermiş bir hikmettir. Fakat uyarılar fayda vermiyor.
6
Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.
7
Gözleri hor ve hakir olarak, yaygın çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
8
O çağırana koşarak kafirler: Bu, zorlu bir gündür, derler.
9
Onlardan önce Nuh kavmi de yalanlamış, kulumuzu tekzib ederek; delidir, demişler ve yolunu kesmişlerdi.
10
O da Rabbına yalvarmış: Ben; yenildim, bana yardım et, demişti.
11
Bunun üzerine Biz de gök kapılarını boşanan sularla açmıştık.
12
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık da su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşiverdi.
13
Onu tahtadan yapılmış, mıhla çakılmışa bindirdik.
14
Küfredilmiş olana mükafat olmak üzere Bizim gözetimimizle yüzüyordu.
15
Andolsun ki Biz, onu bir ayet olarak bıraktık. Düşünüp ibret alan var mı?
16
Benim azabım ve tehditlerim nasılmış?
17
Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?
18
Ad kavmi de tekzib etti. Benim azabım ve tehdidim nasılmış?
19
Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik.
20
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.
21
İşte Benim azabım ve tehditlerim nasılmış?
22
Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı, düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?
23
Semud kavmi de uyarıları yalanladı.
24
Dediler ki: İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz, sapıklık ve delilik etmiş oluruz.
25
Zikir, aramızdan ona mı verilmiş? Hayır o, pek yalancı ve şımarığın biridir.
26
Yarın kimin pek yalancı, şımarığın biri olduğunu bileceklerdir.
27
Gerçekten onları, imtihan etmek için dişi deveyi gönderen Biziz. Onları gözetle ve sabret.
28
Onlara, suyun aralarında taksim olunduğunu da haber ver. Her biri su nöbetinde hazır bulunsun.
29
Arkadaşlarını çağırdılar, o da sarılarak onu kesti.
30
İşte, Benim azabım ve tehditlerim nasılmış?
31
Nitekim üzerlerine bir tek çığlık gönderdik de ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
32
Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?
33
Lut kavmi de uyarıları yalanladı.
34
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar yolladık. Ancak Lut'un ailesi müstesna. Onları seher vakti kurtardık.
35
Katımızdan bir nimet olarak. İşte Biz; şükredeni böyle mükafatlandırırız.
36
Andolsun ki; onlara, azab ile yakalayacağımızı da haber vermişti. Ama onlar bu uyarıları kuşku ile karşılayarak yalanladılar.
37
Andolsun ki; onlar, misafirlerine kötülük yapmayı kasdetmişlerdi. Biz de gözlerini kör ettik. Azabımı ve tehdidimi tadın.
38
Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına.
39
Tadın, işte azabımı ve tehditlerimi.
40
Andolsun ki; Biz, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan var mı?
41
Andolsun ki; Firavun erkanına da uyarıcılar geldi.
42
Onlar, bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de kendilerini, çok kuvvetli ve kudretli bir yakalayışla yakaladık.
43
Sizin kafirleriniz bunlardan daha mı iyidir? Yoksa kitablarda sizin için bir beraat mi vardır?
44
Yoksa onlar: Biz, intikam almaya muktedir bir topluluğuz mu diyorlar?
45
Topluluk yakında dağıtılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklar.
46
Daha doğrusu onlara vaadolunan asıl saattir. O saat ne belalı, ne acıdır.
47
Muhakkak ki suçlular; sapıklık ve çılgın ateşler içindedirler.
48
O gün, yüzleri üstü ateşe sürüldüklerinde: Tadın cehennemin tadını, denir.
49
Muhakkak ki Biz, her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
50
Ve Bizim emrimiz bir tektir; bir göz kırpması gibidir.
51
Andolsun ki; Biz, sizin benzerlerinizi hep helak etmişizdir. Şu halde bir düşünen var mı?
52
Yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
53
Küçük, büyük her şey satır satırdır.
54
Muhakkak ki muttakiler, cennetlerde ve ırmaklardadırlar.
55
Doğruluk makamında, güçlü bir hükümdarın katındadırlar.