65
SURE

Talak Suresi

Erhan Aktaş (Eski Baskı) • Kerim Kur'an
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman, iddet[1] sürelerini gözeterek boşayın ve iddetlerini sayın. Rabb'iniz Allah'a karşı takva sahibi olun. Açıkça fahşa[2] yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendisine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir.
2
Bekleme süreleri tamamlandığında onları ma'rufa[1] uygun olarak tutun veya ma'rufa uygun olarak onlardan ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için sağlam yapın. İşte Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğüt budur. Kim Allah için takva sahibi olursa, Allah, ona bir çıkış yolu nasip eder.
3
Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül[1] ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
4
Kadınlarınızdan adet görmekten kesilenler ve adet görmeyenlerden[1]; kuşku duyarsanız, o zaman onların bekleme süreleri üç aydır. Hamile kadınların iddet süresi ise doğum yapıncaya kadardır. Kim Allah için takva[2] sahibi olursa, Allah ona işinde kolaylık sağlar.
5
İşte bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah için takva sahibi olursa, onun kötülüklerini örter ve ona yüce, üstün bir ödül verir.
6
Oturduğunuz yerin bir bölümünde gücünüz yettiğince onları oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için, onlara zarar verecek bir şey yapmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar onlara karşılıksız yardımda bulunun. Sonra emzirirlerse ücretlerini verin. Aranızda konuşarak ma'ruf[1] bir şekilde anlaşın. Eğer bir zorlukla karşılaşırsanız o zaman emzirme işini başkasına yaptırın.
7
Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
8
Nice kasaba halkı, Rabb'lerinin buyruğuna ve O'nun Rasullerine başkaldırdılar da Biz de onları şiddetli bir hesaba çektik ve onları korkunç bir azapla cezalandırdık.
9
Böylece işlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonu hüsran oldu.
10
Allah, onlara şiddetli bir azap hazırladı. Ey iman eden sağlıklı düşünen akıl sahipleri, Allah için takva sahibi olun. Allah, size zikri[1] indirmiştir.
11
İman eden ve salihatı[1] yapan kimseleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için, Allah'ın apaçık olan ayetlerini size okuyan bir Rasul gönderdi. Kim, Allah'a iman eder ve salih[2] olanı yaparsa, Allah onu, içinden ırmaklar akan ve içinde kesintisiz olarak sürekli kalacakları Cennetlere koyar. Allah, onu en iyi şekilde rızıklandıracaktır.
12
Allah, yedi göğü ve benzer şekilde yeryüzünü yaratandır. Allah'ın her şeye gücünün yettiğini, Allah'ın bilgisinin her şeyi kuşattığını bilesiniz diye, buyruğu onlar arasında iner durur.[1]