71
SURE

Nuh Suresi

Mehmet Okuyan • Kur’an Meal-Tefsir
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Kendilerine elem verici bir azap gelmeden önce kavmini uyar(sın) diye Nuh'u kendi kavmine göndermiştik.
2
Şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.
3
Allah'a kulluk edin; O'na karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin.
4
(Böylece Allah) da günahlarınızı bağışlasın ve sizi, belirli bir süreye kadar ertelesin (yaşatsın)!" Allah'ın (belirlediği) süresi gelince (o artık) ertelenmez.[1] Keşke bilseydiniz!
5
(Nuh) demişti ki: "Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim[1]
6
Benim davetim ancak kaçmalarını artırdı.
7
Sen onları bağışlayasın diye onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar;[1] elbiselerine büründüler, direndiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.
8
Sonra, ben kendilerini açıktan davet ettim.
9
Ardından, onlara hem (açıktan) ilan ettim hem de gizli gizli söyledim.
10
(Onlara) dedim ki: ‘Rabbinizden bağışlanma dileyin; şüphesiz ki O çok bağışlayandır.
11
(Af dileyin ki) üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin![1]
12
Mallarınızı ve çocuklarınızı çoğaltsın; size bahçeler versin; sizin için ırmaklar yapsın (akıtsın)!
13
Size ne oluyor ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?[1]
14
Sizi aşama aşama elbette O yaratmıştır.[1]
15
Görmediniz mi Allah yedi göğü[1] tabaka tabaka (birbiriyle uyumlu)[2] nasıl yaratmıştır!
16
Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir kandil yapmıştır.
17
Allah sizi de bitki gibi yerden yetiştirmiştir.[1]
18
Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden (oradan) çıkartacaktır.[1]
19
(19, 20) Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır."[1]
20
(19, 20) Ondan geniş yollar edinesiniz diye Allah yeri sizin için yaymıştır."[1]
21
(Söylediklerini dinlememeleri üzerine) Nuh şöyle demişti: "Rabbim! Doğrusu onlar bana karşı geldiler; malı ve çocuğu kendi kaybını artırmaktan başka bir işe yaramayan kimseye uydular.
22
Çok büyük tuzaklar da kurdular."
23
Şöyle demişlerdi: "Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd'i, Suvâ‘ı, Yeğûs'u, Ye‘ûk'u ve Nesr'i terk etmeyin!"[1]
24
(Böylece) onlar elbette çoklarını saptırdılar. (Bunun üzerine Nuh: "Rabbim)! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır!" (demişti).
25
Onlar, günahları yüzünden suda boğuldular ve ateşe sokuldular[1] ve (o zaman) Allah'ın peşi sıra hiçbir yardımcı da bulamadılar (bulamayacaklar).
26
Nuh demişti ki: "Rabbim! O kâfirlerden kimseyi yeryüzünde bırakma!
27
Şüphesiz ki sen onları bırakırsan kullarını saptırır; sadece ahlaksız, nankör (işler) doğururlar (yaparlar).
28
Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla! Zalimlerin de ancak helakini artır!"