8
SURE
Enfal Suresi
⌄
⌄
1
2
4
6
7
8
9
10
11
Hani kendisinden bir güvenlik (emeneten) olarak sizi bir uyuklama bürüyüp (yatıştırıyordu). [Susuzluğun oluşturduğu bunalımdan] Sizi temizlemek, şeytanın pisliğini (umutsuzluğu) sizden savmak / gidermek, kalplerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (yeryüzünde) sağlamlaştırmak için üzerinize gökten su indiriyordu.
12
13
15
16
17
19
22
23
24
25
26
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, mutlaka Tanrı'nın, elçinin, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Tanrı'ya, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Tanrı her şeye güç yetirendir.
42
Hani siz vadinin yakın kenarında, onlar uzak yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıdaydı. Eğer sözleşseydiniz, kaçınılmaz olarak yeri (veya konusu) hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz; ancak Tanrı, gerçekleş(tiril)ecek buyruğu yerine getirmek (kaza etmek) için (böyle yaptı). Böylece helak olacak kişi apaçık bir delilden sonra helak olsun, diri kalacak kişi apaçık bir delilden sonra hayatta kalsın. Kuşkusuz Tanrı, gerçekten işitendir, bilendir.
43
44
45
46
47
48
O zaman şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve onlara: "Bugün sizi insanlardan bozguna uğratacak kimse yoktur ve ben de sizin yardımcınızım" demişti. Ne zaman ki iki topluluk birbirini görür oldu (karşılaştı) o, iki topuğu üstünde geri döndü ve: "Kuşkusuz ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğinizi görüyorum. Ben Tanrı'dan da korkuyorum" dedi. Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
49
50
51
52
53
54
56
57
58
60
Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Tanrı'nın düşmanı ve sizin düşmanınız ve bunların dışında sizin bilmeyip Tanrı'nın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Tanrı yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.
61
62
63
65
66
67
68
69
70
71
72
Gerçek şu ki, inananlar, hicret edenler ve Tanrı yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İnanıp hicret etmeyenler, onlar hicret edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, yardım üzerinizde bir yükümlülüktür. Ancak, sizlerle onlar arasında anlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Tanrı, yaptıklarınızı görendir.
73
74