12
SURE
Yusuf Suresi
⌄
⌄
3
4
5
6
8
9
10
11
13
14
15
17
18
19
20
21
Mısır'da onu satın alan kişi, hanımına şöyle demişti: "Ona değer ver (güzel bak)! Belki bize yararı olur veya onu evlat ediniriz."[1] İşte böylece kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirmiştik. Allah işinde üstündür. Fakat insanların çoğu bilmezler.[2]
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
(Züleyha) onların dedikodusunu duyunca,[1] onlara (davetçi) göndermiş, onlar için dayanacak yastıklar (iyi bir sofra ortamı) hazırlamış, her birine bir bıçak vermiş, (Yusuf'a da): "Çık karşılarına!" demişti. (Kadınlar) onu görünce, onu (gözlerinde) büyütmüş, (şaşkınlıklarından) ellerini kesmişler ve şöyle demişlerdi: "Haşa, Rabbimiz! Bu, bir insan olamaz. Bu ancak değerli bir melektir!"
32
33
34
35
36
Onunla birlikte hapse iki delikanlı daha girmişti. Onlardan biri "Ben kendimi (rüyamda) içki için (üzüm) sıktığımı görüyorum." demişti. Diğeri de "Ben de kendimi başımın üzerinde kuşların yemekte (gagalamakta) olduğu bir ekmek taşıdığımı görüyorum." demişti. "Bunun yorumunu bize bildir! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz." (demişlerdi).[1]
37
(Yusuf ise onlara) şöyle demişti: "Size verilecek yemek gelmeden önce, onun (gördüğünüz rüyaların) yorumunu mutlaka size bildireceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ki ben Allah'a inanmayan bir kavmin milletinden (dininden) uzaklaştım. Onlar, ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
38
39
40
(Allah'ın) peşi sıra taptıklarınız, haklarında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir.[1] Hüküm yalnızca Allah'a aittir. O, size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte doğru din budur fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.[2]
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
(Hükümdar, kadınlara) şöyle demişti: "Yusuf'un nefsinden yararlanmak istediğiniz zaman durumunuz neydi?" Onlar "Haşa! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik." demişlerdi. Aziz'in hanımı şöyle demişti: "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben (cinsel olarak) ondan yararlanmak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir."[1]
52
53
54
55
56
58
59
60
62
63
64
65
Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini görmüş ve şöyle demişlerdi: "Ey babamız! Daha ne istiyoruz! İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz; kardeşimizi korur ve bir deve ölçek (tahıl) da fazla alırız. Bu (aldığımız) az bir ölçek (tahıl)dır."
66
67
68
Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirmişlerdi. Fakat bu önlem) Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı;[1] ancak Yakup'un (oğullarını korumak için) söylemek istediği şeyin yerine getirilmesi (söz konusuydu). Şüphesiz ki o, biz kendisine bildirdiğimiz için bilgi sahibiydi. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
69
70
72
73
75
76
Bunun üzerine (Yusuf), kardeşinin (Bünyamin'in) yükünden önce onların (diğer kardeşlerinin) yüklerini (aramaya) başlamıştı.[1] Sonra da onu (kayıp su kabını) kardeşinin (Bünyamin'in) yükünden çıkartmıştı. İşte biz Yusuf'a böyle bir tedbir (çare) öğretmiştik;[2] (yoksa) -Allah'ın dilemesi hariç- hükümdarın kanununa göre kardeşini (yanında) tutamayacaktı. Biz dilediğimizi (layık olanı) derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sahibinin üzerinde daha iyi bilen (birisi) vardır.
77
78
79
80
Ondan ümitlerini kesince, (konuyu) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekilmişlerdi. Büyük (olan kardeş)leri[1] şöyle demişti: "Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında yaptığınız aşırılığı bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden (Mısır'dan) asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır."
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
96
97
98
99
100
Ana babasını tahtın(ın) üstüne çıkartıp oturtmuş ve hepsi onun için (ona kavuştukları için Allah'a) secde etmişlerdi. (Yusuf) şöyle demişti: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Elbette Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkararak ve sizi çölden getirerek bana (çok şey) lütfetti. Şüphesiz ki Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir.[1] Şüphesiz ki yalnızca O bilendir, doğru hüküm verendir.
101
102
104
107
108
109
110