14
SURE
İbrahim Suresi
⌄
⌄
1
2
3
4
5
6
7
8
9
Sizden öncekilerin yani Nuh, Âd ve Semûd kavimleri ile onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilemez.[1] Elçileri kendilerine deliller getirmişti[2] de onlar ellerini onların (peygamberlerin) ağızlarına koyup tıkamışlar[3] ve demişlerdi ki: "Biz size gönderileni inkâr ettik[4] ve bizi kendisine çağırdığınız şeye karşı derin bir şüphe içindeyiz."[5]
10
Elçileri şöyle demişti: "Gökleri ve yeri yoktan yaratan[1] Allah hakkında şüphe mi var? (Oysa) O, sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi belirlenmiş bir vakte kadar ertelemek için sizi (gerçeğe) çağırıyor." Onlar da şöyle demişlerdi: "Siz de ancak bizim gibi bir insansınız.[2] Siz bizi atalarımızın tapmış olduğu şeylerden döndürmek istiyorsunuz.[3] (Öyleyse) bize apaçık bir delil getirin!"
11
12
13
(13, 14) Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!"[1] Rableri de "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz"[2] diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.
14
(13, 14) Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!"[1] Rableri de "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz"[2] diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.
15
17
18
19
21
(Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkmış (olacak) ve zayıf olanlar kibirlenenlere diyecekler ki: "Şüphesiz ki biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da şöyle diyeceklerdir: "Allah bizi doğru yola ulaştırsaydı biz de sizi doğru yola ulaştırırdık.[1] Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Artık bizim için hiçbir sığınak yoktur."
22
(Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan şöyle diyecektir: "Şüphesiz ki Allah size gerçek olanı vadetmişti; ben de size (bir şeyler) vadetmiş ve size tersini yapmıştım. (Zaten) benim size karşı hiçbir gücüm yoktu. Sadece sizi (inkâra) çağırmıştım; siz de hemen bana (çağrıma) koşmuştunuz. (Şimdi) beni kınamayın; kendinizi kınayın! Ben sizin feryadınıza yetişemem; siz de benim feryadıma yetişemezsiniz! Şüphesiz ki daha önce ben, beni (Allah'a) ortak koşmanızı da reddetmiştim."[1] Şüphesiz ki zalimler için elem verici bir azap vardır.
23
24
25
26
27
28
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
42
43
44
Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin "Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele (bize süre ver)[1] de senin davetine icabet edelim ve elçilere uyalım!" diyecekleri gün hakkında insanları uyar! (Onlara şöyle denecek:) "Daha önce, sizin için bir yok oluş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?
45
46
47
48
51